30 Temmuz 2014 Çarşamba
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Çocuk Hakları Sayfası

12 Temmuz 2010 / 16:57
Haber Büyüteç
Derya Sazak: Milliyet Okur Temsilcisi'ne bu hafta yapılan başvurularda çocuklarla ilgili haberlerin 'hak haberleri' başlıklı özel bir sayfada toplanmasıyla ilgili öneri, eleştirilerin önüne geçiyor.
Çocuk İhmal ve İstismarını Önleme Platformu Medya Grubu'ndan Sevgi Özkan, Necdet Neydim, Tanzer Gezer, Nilüfer Balta, Elif Yorgancıoğlu, Melda Akbaş, Ferihan Yancı, Cansu Demir, Fulya Giray, Koray Aydın, Neşe Yüksel, Seda Akço, Esra Ergin, Milliyet Okur Temsilcisi'ne ilettikleri görüşlerinde 'çocuk mağduriyeti'nin önlenmesi amacıyla bir dizi soruya yanıt arıyorlar.

Hedef, başta Milliyet çocuk hakları konusunda duyarlı gazetelerde özel bir sayfa açılarak sansasyonel olaylarla sınırlı olmayan sorumlu bir bakış açısı getirmek, medyadaki dili değiştirmek.
 
Platformun dikkat çekmek istediği noktalar şöyle:

1-) Medya çocukla ilgili haberleri hazırlarken çocuğun (kendi öncelikli) yüksek yararını gözetiyor mu?

Ülkemizin de imzaladığı Çocuk Hakları Sözleşmesinde “Çocuğun Yüksek Yararı” olarak tanımlanan ilke, çocukları ilgilendiren bütün eylemlerde, öncelikle çocuğun yararının gözetilmesini tanımlar. Çocuk merkezli bir bakış açısını destekler ve çocuğun birbiriyle ilişkili hak ve ihtiyaçlarına dikkat çeker. Çocuğun öncelikli yararı, her haberde farklı biçimde gözetilerek ele alınmalıdır. Ele alınan olaydaki çocuğun kendine ait öncelikli yüksek yararı olacağı unutulmamalıdır.

2-) Medya dilinin çocukla ilgili mağduriyet haberlerindeki önemi nedir?

Medyanın dili, çocuğu nesneleştirerek dikkatlerin, olay yerine çocuğun kendisine dönmesine zemin yaratıyor. Bu da başlı başına bir mağduriyet oluşmasını, mağduriyetin yeniden üretilmesine neden oluyor.

3-) Habere konu olan çocuklar, haberde görünür kılınmalı mıdır?

Çocuğun ismini gizlemek veya gözüne bant koymak onun kendi çevresince tanınmasını, diğer görüntüsel verilerle gizlemediği için önlemiyor. Adının değiştirilmesi veya olay yerinin farklı belirtilmesi çocuğu gizlemek adına yeterli olmadığı gibi, birer veri olarak haber etiği açısından doğru olmuyor. O çocuk bir şekilde görüntüsel ipuçlarıyla kendi çevresince zaten tanınabiliyor.

4-) Sansasyonel haberlere konu olan çocukların durumu takip ediliyor mu?

Çocuk haberleri sansasyonel olaylara dönüşünce, çocuğun mağduriyeti önlenemez bir hal alıyor. Böyle olaylarda bu mağduriyetin devamı takip edilmeli ve giderilmesi yolunda çaba sarfedilmeli.

5-) Çocuk haberleri hak temelli yapılıyor mu?

Aynı sayfada toplanmış çocuk haberleri toplum profilini iyi yansıttığı için önemli ve işlevsel olmakla beraber asıl önemli olanın kısa bir süre önce yaşanan”Küçük Bedrettin” olayında gazetenizde Şükran Pakkan imzasıyla sunulduğu örnekteki gibi aynı haberin tüm yönleriyle tam boy sayfa verilmesi, mağduriyet tablosundaki ortak sorumluluğu gözler önüne sermek açısından gerekli ve önemli.

6-) Çocuk haberlerinin 'Hak haberleri' başlıklı bir sayfada 2-3 günde bir toplu olarak verilmesi neden önemlidir?

Çocuk haberlerinin hak haberleri başlıklı sayfada verilmesi hak haberciliğinin yaygın medya organlarınca önemsenip, uygulanması adına önemlidir. Çocuğun haber olduğu her ayrı konunun bütün içinde görülebilmesini sağlar. Bir sayfada verilen tüm çocuk haberleri Türkiye'nin çocuk fotoğrafını çeker. Sorunu görmeyi çabuklaştırır.

7-) Çocuk mağduriyetini kanıksatmamak için haberleri hangi ifadelerle vermek daha uygundur?

Çocukla ilgili aynı tür olayları yansıtan haberlerin ve tek bir olayın tekrar tekrar verilmesinde kullanılan kalıp ifadeler olayların normalmiş gibi algılanmasına yol açmakla kalmayıp benimsenmesine de yol açıyor.

8-) Medya olaylar konusunda bilirkişi ve uzman arayışında nelere dikkat etmeli ve olayların tekrarını önlemek için ne yapmalı?

Alelacele görüşüne başvurulan ve uzman diye tanımlanan kişilerin görüşlerini, çözüm için tek çare gibi sunmamalı. Veya öyle algılanmasını önleyici bir dil kullanmalı. Zira bazen çok yanlış öneriler, uzman ağzından aktarılarak toplum belleğince doğru gibi kabullenilmesine yol açıyor. Medya bu tür aktarımları, ilgili bilgi kaynaklarına yönlendirme biçiminde verebilir.

9-) Tek suçlu arama kolaycılığının etkileri çocuk mağduriyetini nasıl etkiliyor?

Çok yönlü sorumluluk algısını önleyerek tek bir kurum veya kişilerin sorumluluğuyla çocuk mağduriyetinin önlenebileceği yargısını kuvvetlendiriyor.

10-) Çocuk suçlarının ne olduğu toplumca paylaşılmalı mıdır?

Mesela iki yıl önce bir toplu köy katliamında mağdur olan çocuklara gönderilen yardımların yerine ulaşıp ulaşmadığı ve gerektiği gibi algılanıp algılanmadığını takip etmek ve bu konuların kimin sorumluluğunda olduğu konusunda saptanmış ilkeler oluşturulmalı ve uygulamalar geliştirilmelidir.

11-) Dünya ile karşılaştırmalı sunumlar neden önemlidir?

Olayların genel dünya gelişimi içinde biçimlenen yanının hesaba katılması, karşılaştırmalı sunumu önemlidir. Tablolar nelere rağmen nelerin değişmediğini anlatması açısından birer veri oluşturuyor. Bunların üzerinden yapılan değerlendirmeler önleyici girişimleri kolaylaştırıyor.
Mesela çocuğa şiddet olayı gelişmiş toplumlarda da olabiliyorsa, nedeni bunun üzerinden çözümlenmelidir.
 
Yedi yaşında 98 saat mesai

İngiliz The Sunday Times gazetesinin Yeni Delhi'de bir atölyede çalışırken bulduğu 7 yaşındaki Ravi'nin hikâyesi Hindistan'daki çocuk emeği sömürüsünün karanlık yüzünü ortaya koydu. Yılbaşı süsleri ve otantik aksesuarlar üreten bir imalathanede çalışırken fark edilen çocuk mesaisine sabah 9'da başlıyor ve gece 23.00'e kadar çalışıyor. Haftada tam 98 saat çalışan Ravi, saatte 15 kuruş kazanıyor.
 
İmalathanede üretilen süslerin en büyük alıcılarından olan İngiliz Poundland isimli zincir ise yaptığı açıklamada, durumdan haberlerinin olmadığını ve çocuk emeği sömürüsünü tolere etmeyeceklerini açıkladı. Poundland geçtiğimiz sene 30 trilyon TL'lik kâr açıklamıştı.
 
OMBUDSMAN'IN GÖRÜŞÜ:

Çocuklarla ilgili haberlerde medyanın sorumluluğu yetişkinlere oranla tartışmasız çok daha fazla ve öncelikli olmalıdır. Çocuklara yönelik istismar alanlarının başında cinsellik ve suça itilme olgusu geliyor. Milliyet'i de, mesleki etik kodları olan dünyanın saygın gazete ve televizyonlarını da 'çocuk hakları' konusunda bağlayan özellikle isim, görüntü konusundaki ihlalleri önleyen kurallar bulunmakta.

Çocuklara zarar verici ve BBC'nin tanımıyla 'gücendirici' yayınlardan kaçınırken sadece önleyici olmak, negatif haberlerde kaçınmak yetmiyor. Yeni akım medyanın 'çocuk odaklı habercilik' üzerine de kendini geliştirmesi gerekiyor. Çocuk İhmal ve İstismarını Önleme Platformu'nun yeni ilkelerle ortaya çıkarak, projeksiyonu medyaya çevirmesi çok önemlidir. Sivil toplum örgütleri çocuklar adına bu taramayı yaptıkça, medya da eleştiri ve önerilerden yararlanacaktır. Milliyet'te bu duygunun çok baskın olduğunu biliyorum.

Çocuk edebiyatının saygın ismi Yalvaç Ural'ın haftada bir çocuklar için yaptığı özel sayfadan sonra Miço ekini yeniden yayımlamaya başlaması gazetenin 'okur yetiştirmeye' verdiği önemin göstergesidir.
Ombudsman olarak, bu sayfanın 'yayın politikası'na giren alanlarda öneride bulunmaktan öte bir misyonu olmadığının bilinciyle, 'Çocuk hakları sayfası' açılması isteğini kadın okurlarımızdan gelen açıklama doğrultusunda Milliyet Genel Yayın Yönetmeni Tayfun Devecioğlu'nun dikkatine sunuyorum. Platformun değerli üyelerine teşekkür ederiz.
 
 
 
Derya SAZAK/Okur Temsilcisi
Kaynak:
BÜYÜTEÇ HABERLER