24 Ekim 2014 Cuma
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ergenekon Davası İle İlgisi Yokmuş

08 Mayıs 2009 / 16:40
Tekzip
haberturk.com'da yer alan habere göre, Ergenekon davası kapsamında yanlış İbrahim Arslan gözaltına alınmış. Asıl gözaltına alınması gereken, "Süleymancılar"a mensup İbrahim Arslan'dı. İbrahim Arslan ise bu haberi tekzip ettirdi.
İbrahim Arslan Bilmecesi
 
Şemadaki bir numara Süleymancı çıktı.
Ergenekon dosyasındaki MİT'in karargah evleri belgelerinin sızdırılması kapsamında askeri savcılık tarafından yürütülen operasyonda şemanın bir numarasında yer alan işadamı İbrahim Arslan adeta bilmeceye döndü. Ergenekon soruşturmasının yürütüldüğü savcılıktaki dosyada yer alan bilgiye göre, İbrahim Arslan Süleymancılar tarikatının etkili ismi ve Arslan Nakliyat'ın ortaklarından biri. Gözaltına alınan İbrahim Arslan ise yanlış isim.

MİT'in Ergenekon soruşturması kapsamında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdiği raporda detaylarına yer verilen "Karargah Evleri" belgelerinin Hava Kuvvetleri Komutanlığı'ndan sızdırılması kapsamındaki soruşturmada, İstanbul'da gözaltına alınan ve '1 numara' olarak gündeme gelen İbrahim Arslan adı adeta muammaya dönüştü. Askeri savcılığın yaptığı operasyonda yakalanan İbrahim Arslan'ın yanlış isim olduğu öğrenildi.

Ergenekon soruşturmasını yürüten savcılıktaki İbrahim Arslan'ın kimliğine ilişkin bilgilerin, soruşturmada şok bağlantıları ortaya çıkaracak detaylar taşıdığı bildirildi. HABERTÜRK'ün ulaştığı bilgilere göre karargah evleri şemasındaki bir numara olan İbrahim Arslan, “Süleymancılar” adı ile anılan İslami tarikatın etkili bir ismi.

İbrahim Arslan'ın Süleymancılar tarikatının üst düzey isimlerinden biri olduğunun tespit edilmesiyle ilk kez Ergenekon örgütü ile İslami bir tarikat bağlantısı da ortaya çıkmış oldu.

İbrahim Arslan'la ilgili dosyada, Arslan'ın sahibi olduğu Arslan Nakliyat'ta Süleymancıların eski lideri Kemal Kaçar'ın uzun yıllar yöneticilik yaptığı bilgisi de yer alıyor. Kamuoyunda birinci MİT raporu olarak bilinen ve Mehmet Eymür'e ait raporda da adı Mehmet Ağar'ın bağlantıları arasında geçen İbrahim Arslan, uzun zamandır polis tarafından takip ediliyordu.

Askeri Savcılık, Karargah Evleri Şeması'nda ismi '1 numara' olarak belirtilen İbrahim Arslan'a yönelik, İstanbul'da 3 ayrı noktada operasyon düzenledi. Basına sızan şemaya göre İbrahim Arslan ismi askeri bölüm başkanlarının da üstünde yer alıyordu.

Süleymancılar adı verilen cemaate adını veren Süleyman Hilmi Tunahan'ın torunu olan ve uzun yıllardır cemaatin liderlik koltuğunda oturan Ahmet Arif Denizongun'un, Karargah evleri şemasının bir numarası İbrahim Arslan ile olan cemaat geçmişi oldukça eski yıllara dayandığı tespit edildi.

28 Şubat döneminde Refahyol Hükümeti'nin düşmesiyle kurulan Ecevit azınlık hükümeti döneminde Ulaştırma Bakanlığı yapan Ahmet Denizongun'un ile İbrahim Arslan ile olan ticari ilişkileri de medyaya yansımıştı. İbrahim Arslan ismi birinci MİT raporunda şöyle yer aldı:

“Esasen İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün çeşitli irtibatları arasında aşırı sağcı unsurlar bulunmaktadır. Emniyet Müdür Yardımcısı Mehmet Ağar, Süleymancı Kemal Kaçar'ın koordinatörlük yaptığı şirketin sahipleri İbrahim Aslan ve Mahmut Şahin ile yakın temas halinde olup, bu şahıslara gizli kalması icap eden soruşturma ve tahkikatlarla ilgili bilgi vermektedir. İbrahim Aslan'a ait Aslan Nakliyat, Tır taşımacılığı yapmakta 150 TIR'a sahip bulunmaktadır. İbrahim Arslan, Malatya vali şoförlüğü sırasında uyuşturucu ve silah ticareti yapmıştır. Mahmut Şahin'e ait Şahlan Nakliyat, Deniz ticareti ile iştigal etmektedir. Hira 1-2-3 gemileri bilinmektedir. Şahlan ve Aslan Nakliyat firmalarının genel Koordinatörü Süleymancı lider Kemal Kaçar'dır. Yukarıda bahsi geçen isimlerin dışında yeraltı-güvenlik görevlisi bürokrat-işadamı ilişkileri yönünden önemli isimlere rastlamak mümkündür. Menfaate dayalı bu çok yönlü ve karışık ilişkileri bir ayrı etütle tahlil etmek mümkün olabilir.”

Süleymancılar tarikatına ait olduğu bilinen Arslan Nakliyat şirketi de kamuoyunda şaibeli ilişkilerle gündeme gelmişti. Eski DYP milletvekili İsmail Amasyalı, Ahmet Denizolgun'a gönderdiği mektuplarında, 18 Nisan 1999 seçimlerinde Süleymancıların 1 milyon oyunu almak isteyen Hüsamettin Cindoruk'un kurduğu Demokrat Türkiye Partisi'nin, tarikata yakınlığıyla tanınan Arslan Nakliyat'a Emlakbank'tan, 9 ayda 30 milyon dolar kredi aktardığını iddia etmişti. Amasyalı, Arslan Nakliyat'ın sahibi İbrahim Arslan'ın, Hüsamettin Cindoruk ve İsmet Sezgin'le yaptığı kredi pazarlığı sonucu, Ahmet Denizolgun'un, Ulaştırma Bakanı yapıldığını da öne sürmüştü.

Birinci MİT raporunda İbrahim Arslan ile birlikte adı geçen Mahmut Şahin, Arslan Nakliyat'ın da ortağıydı. 31 Mayıs 1995'te, Ahmet Özal ile Emlakbank eski Genel Müdürü Bülent Şemiler'in, "Aslan Nakliyat'ın kurtarılması karşılığında 4 milyon mark komisyon aldıklarına ilişkin belgeyi" ortaya çıkaran Mahmut Şahin, 29 Eylül 1996'da, Kartal'da, kendine ait benzin istasyonunda pusuya düşürülerek öldürüldü. 3 gün önce de oğlu Süleyman Şahin, Marmara Ereğlisi'nde cinayete kurban gitti. Süleyman Şahin'in cenaze töreninde, kız kardeşi Fatmagül Arslantepe "Bu infaz mafyanın işi." şeklinde sözleriyle isyan etti. Cinayetlerin ardında Arslan Nakliyat bağlantısının bulunduğunu söyleyen Arslantepe, genç kız, "Her şey, kamuoyunun rüşvetin belgesi olarak bilinen belgenin babam Mahmut Şahin tarafından ortaya çıkarılmasıyla başladı" demişti. Arslantepe'nin İbrahim Arslan'la ilgili en önemli iddiaı da, "Ülkücü baba olarak tanınan Drej Ali lakaplı Ali Yasak da İbrahim Arslan'ın taşeronudur. Cinayetler karşılığında petrol istasyonu kendisine bırakılacaktı." Şeklinde olmuştu.

Süleyman Hilmi Tunahan'ın lideri olduğu Süleymancılar tarikatı tüm Türkiye çapında açtığı Kur'an kursları ve talebe yurtları ile adını duyurdu. Tunahan'ın vefatının ardından “Süleymancılar” adı verilen cemaatin liderlik koltuğuna damadı Kemal Kaçar oturdu. Adalet Partisi Kütahya Milletvekili olan Kemal Kaçar, Kur'an Kursları geleneğini sürdürürken, cemaatini bir oy deposu gibi kullanarak merkez sağ hareketin etkili isimlerinden biri haline geldi. Kemal Kaçar'ın ölümünün ardından cemaatin başına geçen Ahmet Arif Denizongun ise ANAP'tan siyasete atılarak Antalya milletvekili oldu. 28 Şubat sürecinde iktidardan düşürülen Refahyol Hükümeti'nin ardından kurulan Ecevit'in azınlık hükümetinde Ulaştırma Bakanlığı koltuğuna getirilen Ahmet Arif Denizongun'un siyasetteki manevraları da oldukça dikkat çekiciydi. Kuran kurslarındaki öğrenciler ve cemaatin gönüllülerinin, şehir şehir Demokrat Parti lideri Mehmet Ağar'ın mitinglerinde meydanları doldurup destek verdikleri öne sürüldü.

Fatih Altaylı da 1998 yılında Hürriyet Gazetesi'ndeki köşesinde İbrahim Arslan adından söz etmişti. “Cindoruk, Süleymancılar'la ne görüştü?” başlıklı yazısında o dönem Cindoruk'un başında olduğu Demokrat Türkiye Partisi'nde bakan Refaiddin Şahin'in görevden alınmasını talep edenlerin, DTP'ye şartlı destek sözü veren Süleymancılar olduğunu gündeme getirmişti. Altaylı ayrıca Arslan Nakliyat'ın 70 milyon doları bulan borçlarının erteleneceğini, yeni ödeme planları yapılacağını, Arslan kardeşlerin Samandıra'daki arazilerinin Toplu Konut İdaresi'ne satılacağını gündeme getirmişti. Fatih Altaylı köşesinde, “28 Haziran 1998 tarihinde, saat 18.00'de Üsküdar'da bulunan bir sitedeki villada İbrahim Arslan, Hasan Arslan ve Kemal Kaçar'la toplantı yapan Cindoruk ile İsmet Sezgin'in bu toplantıda ne görüştüklerini merak ediyorum!” diye sormuştu.

SÜLEYMANCILAR

Adını kurucusu Süleyman Hilmi Tunahan'dan alan Süleymancılar, Türkiye'de siyaset-tarikat ilişkilerinde tartışmaların odağında yer alıyor. 1888 yılında Bulgaristan'ın Silistre kentinde doğan, İstanbul'da Sultanahmet, Süleymaniye, Yenicami ve Şehzadebaşı gibi büyük camilerde vaizlik yaparak popüler olan Tunahan, özellikle Kuran kurslarına önem veren bir strateji uyguladı. 17 Eylül 1959'da Tunahan'ın ölümünden sonra Süleymancılar'ın başına damadı Kemal Kaçar geçti. Adalet Partisi'ni destekleyen Süleymancılar'ın lideri Kaçar, bu partiden milletvekili de seçildi. Cemaatin AP'ye desteği uzun yıllar sürdü. Doğru Yol Partisi'ne olan destekleri de siyaset-tarikat ilişkilerinde sık sık gündeme geldi.Cemaatin bugünkü lideri Tunahan'ın torunu Ahmet Denizolgun. Denizolgun bir dönem ANAP hükümetinde Ulaştırma Bakanı olarak da görev yaptı. Milli Görüş çizgisine uzak duran, Türkiye'deki imam hatip liselerine de karşı olan tarikat Türkiye'nin her tarafında açtığı Kuran kurslarıyla yayılıyor. Tarikatın faaliyet alanı Türkiye dışında, Almanya, Hollanda, Belçika, Avusturya, Fransa, İsveç ve İsviçre

Tutkun Akbaş
Kaynak:
 
Cevap Ve Düzeltme
 
www.haberturk.com internet sitesinde, 12.02.2009 tarihli nüshasında 17.44 saati itibarıyla;

“İbrahim Arslan bilmecesi. Şemadaki bir numara Süleymancı çıktı”

başlığı ile, müvekkilimin kişilik haklarına ağır bir saldırı teşkil eden bir haber yazı yayınlanmıştır.

Söz konusu haberin tamamı uydurma ve düzmece olup; adeta Google'a İbrahim aslan ismini yazarak karşısına çıkan hemen bütün haberleri; hiçbir ayrım yapmadan, aynı kişi olup olmadığını araştırmadan, müvekkilime ağır bir iftirada bulunulmuştur.

Haberin özet kısmında “…Ergenekon soruşturmasının yürütüldüğü savcılıktaki dosyada yer alan bilgiye göre, İbrahim Arslan, Süleymancılar tarikatının etkili ismi ve Aslan nakliyatın ortaklarından biri. Gözaltına alınan İbrahim Arslan ise yanlış isim…” şeklinde bir giriş yapılmıştır.

Yazıda, ilgili savcılık dosyasını ele geçirildiği ve buradaki bilgilere göre, yanlış İbrahim Aslanın göz altına alındığını; halbuki, asıl gözaltına alınması gereken İbrahim Aslan'ın Aslan nakliyatın sahibi olan İbrahim aslan olduğu iddia edilmiş; savcılık dosyasındaki resmi bilgilerin kendilerini teyit ettiği izlenimi verilmiştir.

Haberin devamı yine aynı kesinlikte “…Askeri savcılığın yaptığı operasyonda yakalanan İbrahim Aslan'ın yanlış isim olduğu öğrenildi…” şeklinde bir ifade ile, asla varit olmayan yalan bir haber, savcılık dosyalarına atıfta bulunarak kesin ve müeyyed bir haber izlenimi uyandırılmıştır.

Haberin 2.paragrafta yer alan

“…Habertürkün ulaştığı bilgilere göre karargah evleri şemasındaki bir numara olan İbrahim Arslan, Süleymancılar adı ile anılan İslami tarikatın etkili ismi, İbrahim Arslanın Süleymancılar tarikatının üst düzey isimlerinden biri olduğunun tespit edilmesi ile ilk kez Ergenekon örgütü ile İslami bir tarikat bağlantısı da ortaya çıkmış oldu.”

şeklindeki ifadelerin tamamı yalan ve düzmece olup, müvekkilimin gözaltına alınan İbrahim Aslan isimli kişi ile ve ne soruşturma dosyası ile ne de isnat edilen suçlamalarla hiçbir ilgisi bulunmamaktadır. Esasen şüpheliler de iki İbrahim Aslan'ın biriyle hiçbir bağlantısının bulunmadığını beyan etmişlerdir; ancak, Askeri savcılığın Ergenekon dosyası savcılarının hataen isim benzerliği ile başka kişileri göz altına aldıklarını, iddia edebilmişlerdir. Şüphelilerin bu haberi, hiçbir somut delile ve bilgiye dayanmayan, sadece dikkat çekmek ve reyting kaygısı ile yapılmış ağır bir iftiradır.

Keza, haberin 4. paragrafında “…İbrahim Aslan uzun zamandır polis tarafından takip ediliyordu…” şeklinde yine hiçbir geçerliliği, doğru olmayan, tamamen asparagas uydurma ve düzmece beyanda bulunmaktadır. Haberin kaleme alınış şekli ve ifade tarzı, sanki polis ve savcılık dosyaları ile teyit edilmiş, kesin doğru bilgileri içeren bir haber şeklinde sunulmuştur. Halbuki, bu beyanların tamamı, internetten toplanmış, sığ bir yorum ve iftiralardan ibarettir.

Yine 5 paragrafta, “...İbrahim Arslan'a yönelik İstanbul'da 3 ayrı noktada operasyon düzenlendi…” şeklinde, sanki müşteki İbrahim Aslan'a yönelik bir operasyon yapılmış gibi yalan bir beyanda bulunulmuştur. Müvekkilime karşı hiçbir operasyon yapılmadığı hadle, aynı kötü maksatla bu beyana yer verilmiştir.

Yazıdaki yalan haberlerin bir kısmının, MİT raporlarından alındığı ifade edilerek, müvekkilim ağır bir zan altında tutulmuştur. Asla hiçbir MİT raporunda ya da devletin resmi bir başka raporunda belgesinde, müvekkilim hakkında böyle bir ifadeler ve suçlamalar yer almamış, bu suçlamalar sebebiyle müvekkilim hakkında hiçbir soruşturma, ifade v.s yasal işlem dahi gündeme gelmemiştir.

Sözde haberde daha da ileri gidilerek, müvekkilimin bir kısım cinayetlerin azmettiricisi gibi sunulması, uyuşturucu ve silah kaçakçısı olduğunun iddia edilmesi, uluslar arası piyasada ticaret yapan müvekkilimin ticaretini de yok edecek mahiyettedir.

İbrahim Aslan, 30 yılı aşkın bir süredir göz önünde bulunan tanınmış bir işadamı olup, haberde bahsedildiği gibi, hiçbir zaman Malatya vali şoförlüğü yapmamış, hele hele bahsi geçen suçlarla hiçbir ilgisi olmamıştır. Bu suçlamalarla ilgili hayatının hiçbir döneminde karakola dahi gitmemiştir.

İnternet ortamından elde ettikleri bilgileri, kimin tarafından kaleme alındığı ya da hangi İbrahim Aslan olduğu belli olmayan yalan-yanlış haberleri, MİT raporundan alınmış gibi göstererek, açıkça müvekkilimi kamuoyuna ve adli makamlara hedef göstermişlerdir.

Hangi maksatla ya da hangi maksada hizmet için yazıldığı belli olmayan bu beyanlar sadece muhatapların hezeyanlarından ibarettir.
Kaynak:
Ergenekon Davası İle İlgisi Yokmuş
Muammer Öksüz
Sayı Ali İhsan bey Gerçekler acı ve inanılması zordur.
28 Aralık 2010 Salı 00:40
saçma haberler
ali ihsan
afedersiniz ama tükiyeyi satıp , soyup soğana çevirenlere , yabancıya peşkeş çekenlere bakmaz sınız siz nihat genç beyin tavsif ettiği yazar ve gazete cilerden biri olabilir siniz ne malum ..... adam her şeyi sattı milletin sosyopiskolojisi , milli ahlak ve değerlerini ayaklar altına aldı da nerdeydiniz amacınız ahlaksız biiedeb hırsız arsız gaasıp bir millet ten hoşnut olabilir siniz istediğiniz gibi de oldu galiba
10 Nisan 2010 Cumartesi 22:49
size inanmaz
abdullah
bu haberi yapan kişiden allah razı olmasın ne kadarda biliyormuş
10 Ekim 2009 Cumartesi 16:18
TEKZİP HABERLER