30 Ekim 2014 Perşembe
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Fethullah Gülen Kiliseye Yardım Etmemiş

20 Mayıs 2009 / 11:40
Cevap ve Düzeltme
Nagehan Alçı'nın, Fethullah Gülen'in Almanya'da bir kilisenin restore edilmesi için yüz binlerce Euro bağışladığı iddiası habere konu olan kilise tarafından reddedildi. Nagehan Alçı da konuyla ilgili "düzeltme" mahiyetinde bir yazı yazdı.
Fethullah Gülen'in restore ettirdiği kilise

Almanya'nın en önemli Protestan kiliselerinden biri olan Dresden'deki Frauenkirche, 2. Dünya Savaşı'nda bombalanıp yerle bir olmuş bir yapıt. Bu kilise Doğu Almanya döneminde onarılamadı. Malum komünist yönetim böyle bir öncelik ve bütçe öngörmüyordu ibadet yerleri için.
***
Daha sonra iki Almanya birleşti ve Frauenkirche'nin onarılması gerektiği tartışmaları alevlendi. Nihayet devlet ve bireysel inisiyatifler sayesinde kilisenin onarımına 1992'de başlandı.
***
Restorasyon çalışmaları yıllar aldı ve Frauenkirche eski haline 2005'te yeniden kavuştu. O gün bu gündür Dresden'in en önemli noktalarından biri. İbadete de açık.
***
Onarım için toplam 182 milyon Euro harcandı. Bunun 70 milyonu Alman devletinden geldi. Geri kalan ise kişi ve özel kurumların yardımları...
***
Geçtiğimiz günlerde restorasyon çalışmalarını üslenen vakfın yöneticilerinden biri ile konuşuyordum. Konu dönüp dolaşıp restorasyonun finansörlerine geldi. Bunun üzerine ismini vermek istemeyen Alman yönetici şöyle dedi: Devlet desteği dışında toplanan yaklaşık 110 milyon Euro'luk yardımın en büyük bölümü Türk bir dini liderden geldi. Bu lider Fethullah Gülen'di.
***
Bu bilgi üzerine Gülen'in şimdiye kadar başka bir kiliseye yardım edip etmediğini araştırdım. Yakın çevresi onun bu tip yardımları gizli tuttuğunu, ABD'de bazı kiliselere yardımda bulunduğunu ama bunun kamuoyunda bilinmediğini söylediler.
***
Ben Gülen'in Almanya'daki bir kiliseye yüz binlerce Euro bağışlamasını manidar buldum.

Obama ve Erdoğan'ın ortak hatası
ABD Başkanı başka, Türkiye Başbakanı başka coğrafyalardaki sorunlarla boğuşuyorlar. Ancak son günlerde ikisinin de canını sıkan konuların ortak bir özelliği var.
***
Şu sıralar ABD'deki bir numaralı dış politika konusu Afganistan ve Pakistan sorunu. Obama seçildiği andan itibaren Afganistan'daki savaşa 'iyi savaş', Irak'takine ise 'kötü savaş' dedi. Ve Afganistan'daki Amerikan güçlerinden kaçıp Pakistan'a sığınan Taliban güçlerine de savaş açacağını ilan etti.
***
ABD'de Afganistan ve Pakistan meselesi öyle iç içe geçti ki artık kısaca AF-PAK deniyor bölgeye. Oysa bu hatalı. Obama, Pakistan ve Afganistan'ı birbirine bağlayarak savaşın cephesini genişletti. Yani Afganistan'daki savaşı Pakistan'daki Taliban bitmeden bitirilemez hale soktu.
***
Üstelik her geçen gün ABD saldırıları ile yaşamlarını yitirenlerin sayısı arttıkça Taliban'a duyulan sempati büyür hale geldi. Bunun hem Afganistan hem de Pakistan'da, tek coğrafya mantığı ile gerçekleşmesi, Washington'ı işin içinden çıkılmaz bir duruma soktu.
***
Koşullar ve coğrafya benzemese de Tayyip Erdoğan da Ermenistan ve Azerbaycan'a yönelik politikasını birbirine bağımlı hale getirdi. Ermenistan ile ilişkilerin normalleşip sınırın açılmasını Karabağ sorununun çözümüne endeksledi.
***
Oysa dış politika geniş manevra kabiliyeti gerektiren bir alan. Aktörleri birbirine bağlamak karşı cepheyi büyütüp, hareket serbestisini azaltıyor. Ermenistan ile atılan onca adım, Erivan'dan esen olumlu hava, ABD yönetimi ile oluşturulan yapıcı atmosfer bir anda karmakarışık oldu. Şimdi Erdoğan Hükümeti ayıklasın pirincin taşını.
***
İki lider de yanlış politikalarla kendi ayaklarına kurşun sıkıyorlar. Bu kurşunlar birbirleri ile olan ilişkilerini de olumsuz etkileyecek. Ermenistan sınırının açılmamasının Türk-ABD ilişkilerinde yaratacağı etki malum. Öte yandan ABD, AF-PAK bölgesinde daha çok askere gereksinim duyup, Türkiye'nin kapısını çalınca da, Ankara muharip güç göndermede sıkıntı çekecek.
***
Bakalım o zaman işin içinden nasıl çıkılacak?
 
Düzeltme Yazısı
 
Gülen ve kilise

Bana mail atmış yüzlerce okur! 'Sen Müslüman değilsin!' mesajları yollayan onlarca kişi! Gizli ajandalarımdan tutun, ailemin köklerine kadar beni yeni baştan yaratan düzinelerce 'hayalgücü sahibi'!
Hepinize diyorum ki: Sevinebilirsiniz!
Cumartesi günü yazdığım yazıda yer verdiğim iddia gerçek değildir!
Almanya'nın Dresden kentindeki Frauenkirche'ye Fethullah Hoca maddi yardımda bulunmamıştır. Beni Alman haber kaynağım yanıltmış ve Hocaefendi'nin ismini 'Türk dini lider olsa olsa Gülen olur' mantığı ile telaffuz etmiştir.
Gazeteciliğin önemli erdemlerinden biri hata yapıldığında düzeltebilmektir. Ve ben verdiğim yanlış bilgiyi düzeltiyorum.
***
Ancak son dört günde gördüklerim beni endişelendirmiyor değil.
Gülen'in bir kiliseye yardım ettiği iddiası, yanlış bile olsa böyle topyekun bir başkaldırıyı gerektirecek bir iddia mıdır? Bu, Hocaefendi'yi karalamak anlamına mı gelir?
***
'Dinlerarası Dialog' kavramının sahibi Fethullah Gülen'in kendisi değil midir? Başka inançlara saygıyı bünyesinde barındırmaz mı bu kavram?
***
Bu soruların cevabı belli. Gülen'in felsefesi Müslüman olmayanlara da saygıyı içeriyor. Diğer dinlerin ileri gelenleri ile bir araya gelme, ortak sorunları belirleme ve yakınlaşma çabaları bu yüzden.
Bu yüzden 2004'te Mardin'de önce Kasımiye Medresesi'nde ardından Deyrüzzafferan Manastırı'nda din büyüklerini buluşturdu.
Bu yüzden 2005'te Moskova'da üç dinin önde gelenlerini bir araya getirip beyaz güvercinler uçurttu.
***
VE bu yüzden aslında Hocaefendi'nin inancına kiliseye yardımda bulunmak ters değildir.
***
Ancak yine de böyle bir iddia bile ortalığı ayağa kaldırmaya yetiyor!
Sanıyorum bu, Gülen Hareketi'nin çok dallanıp budaklanmasından ve bu nedenle heterojenleşmesinden kaynaklanıyor. Yani çekirdek ile çevre birbirinden farklı görüşlere sahip. (Merkez-çevre farkı) Kendini 'koyu muhafazakar' olarak tanımlayan ve çevrede yer alan grup başka bir dine yardımı İslam'a ihanet gibi algılıyor.
***
Toplumların olgunlaşma evreleri var. Ve gördüğüm kadarıyla her ne kadar sözde popülerleşse de 'başka inançlara saygı' kavramı 'koyu muhafazakar' kesimin içine sinmiş değil.
Ben Hıristiyanlara yardımı İslam'a hakaret olarak algılayan mantığı olgunlaşmamış bir mantık olarak tanımlıyorum.
***
Asıl korkulması gerekenlerin de Gülen ve yakın çevresi değil, onun görüşlerini kendi dar kalıplarında tehlikeli bir şekilde yorumlayanlar olduğunu düşünüyorum.
PS: Hala yanıtlanmamış bir soru var: Alman yönetici Fethullah Gülen isminde yanılmış olabilir ama Türk bir dini liderin yardım ettiği iddiasının arkasında. Bu lider kim acaba?

Saylan'ın ölümünü kıskanmak
Türkan Saylan'ın ölümünün ardından herkes bir şeyler söylüyor. Konferanslar düzenleniyor, bayraklar açılıyor...
***
Yalnızca bu tablo bile 'bir şeylere dokunmak mümkün' duygusu veriyor insana. Hayallerin peşinden gitmenin aptalca olmadığı inancını kuvvetlendiriyor.
Zamanında 'çağdaş' kavramı ile kurduğu sağlıksız ilişkiyi eleştirmiş bile olsam itiraf ediyorum: İnsan ardında bıraktığı tabloya bakarak Saylan'ın ölümünü bile kıskanıyor!

Nagehan Alçı
Kaynak:
 
Gülen'in Yardım Ettiği İddiasını Kilise de Yalanladı
 
Fethullah Gülen'in Almanya'da bir kilisenin restore edilmesi için yüz binlerce Euro bağışladığı iddiası bu kez habere konu olan kilise tarafından yalanlandı.

Almanya Dresden'deki Frauenkirche Kilisesi Marketing ve Bağışlar Bölümü Sorumlusu Mandy Dziubanek yaptığı açıklamada, "Kayıtların (databanklarımızın) hiçbirinde Fethullah Gülen'in ismi bulunmamaktadır." dedi.

Akşam Gazetesi'nden Nagehan Alçı'nın, geçtiğimiz cumartesi günü kaleme aldığı iddialar hakkında önceki gün açıklama yapan Fethullah Gülen'in vekili avukat Orhan Erdemli, "Söz konusu iddia doğru değildir, böyle bir yardım hiçbir zaman varid olmamıştır." ifadesini kullanmıştı. Avukat Erdemli, 'kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi' gerektiğini belirtmişti.

Kaynak:
tekzibin gerekçesi
m.
Nagehan hanım belli caml attan büyük tehdit almış...haberin doğruluğunu bağımsız kaynaklar araştırma. .....
30 Aralık 2013 Pazartesi 14:09
fethullah gülen
hatice seler
fethullah gülenin yüzlerce es4eri var onların satışı yeter yaşaması için...
29 Mart 2011 Salı 15:10
yazık nakaratlar
uçan balonlar
görüyoruzki.. fetullah denilen kişinin müridleri... onun bu sağduyusu altında yatan.. vahşi gücü göstermişler... Nagehan hanıma... çünkü artık kendileri İSLAM dinini bırakıp GÜLENCİLİK yapmışlar... bir cami imamını uçurmuşlar... oysa bir imam emeklisi amerikada kaç ay yaşayabilir? ki.. ne yer ne içerki? KURANDA ''Sizden hiçbir ücret istemeyen kimselere uyun, onlar hidayete erdirilmiş kimselerdir.” geçen bu uyarı.. neyin gerçek neyin sahte olduğunu göstermez mi?
28 Nisan 2010 Çarşamba 11:13
Hata !!! Fettullah degil Fethullah
Dogru Mehmet
Fettullah degil Fethullah olmali. Kendiniz icin de tekzip/duzeltme yayinlarmisiniz bir zahmet... Editörün Notu: Hatamızı düzelttik, özür dileriz...
08 Haziran 2009 Pazartesi 00:56
CEVAP VE DÜZELTME HABERLER